Büyük Veri. Kim İçin? Ne İçin?

“Büyük Veri nedir?” diye soracak olursanız, bu konu ile ilgilenenler, hemen bu terim ile ilgili bildiklerini sıralamaya başlayacaktır. Konuya yakın olmayanlar, büyük bir ihtimalle, sayıca çok büyük, yönetilmesi zor bir veri kütlesinden bahsetmeye çalıştığımızı zannedecektir. Kabul etmek gerekir ki, kullandığımız terim; anlatmaya çalıştığımız yaklaşımı tam olarak ifade etmiyor.

“Büyük Veri”den bahsettiğimizde, sadece büyük sunuculara sığdırmak için debelendiğimiz veriden değil aynı zamanda çok hızlı ve sürekli akan, bugüne kadar veriyi saklamak için kullandığımız satır-sütun yapılı veritabanlarına uymayan, farklı yapılan(dırıl)mış bir veriden bahsediyoruz.

Bilgi Teknolojileri dünyasında çalışıyorsanız ve özelikle veri analitiğine kafa yoruyorsanız, bu yaklaşımın sizleri heyecanlandırmaması olanaksız. 1970’lerde “Yönetim Karar Destek Sistemleri” adı ile ortaya çıkan bir yaklaşım -ki bu isim de bence ironik, çünkü “karar alırken veri de sana destek olsun demek” bugün hepimize garip gelecektir- 2000’lerin başında İş Zekası adını alarak hakkettiği yere doğru ilerlemiş, daha sonrasında istatistiki ve matematiksel analiz odaklı karar vermeyi hedefleyen İş Analitiği adı ile destek sistemi olmaktan çıkıp işin bir parçası olmayı başarmıştır. İş Analitiği; şirkette çalışan veri madencilerinin veya mühendislerinin şirkete bizim de bir katkımız olsun diye yaptıkları bir iş değil, şirketlerin daha yaratıcı ve daha hızlı ürün sunmaları için vazgeçilmez bir araç olmuştur.

Hızla akan, farklı formlara sahip verileri yöneterek sonuca ulaşmaya çalışan bir şirkette çalışıyorsanız –ki bugün böyle bir şirkette çalışmama olasılığınız çok az- bütün bu söylediklerim için “Doğru söylüyorsun ancak bilmediğimiz bir şey yok, biz zaten bunu nasıl kullanmalıyız konusunu tartışıyoruz” dediğinizi duyar gibiyim.

Yapılacak ilk iş, elinizdeki büyük verinin gerçekten kurumunuz için ne kadar önemli olduğunu netleştirmeniz gerektiğidir. Şirketinizin “veri”si her geçen gün büyüyor dolayısı ile büyük bir “veri”ye sahipsiniz ancak bu verinin ne kadarı bildiğimiz yapılandırılmış formatın dışında ve sizin için ne kadar önemli. Örnek vermek gerekirse; sosyal medyada sizinle ilgili video formatındaki verileri elinizdeki diğer veri tipleri ile birlikte kullanmanız size ne fayda sağlayacak?

Kısacası; elimizdeki hacimsel anlamda büyük veriyi bir süzgeçten geçirip bizim için nasıl anlamlı hale getireceğimiz, elimizdeki büyük veriden daha önemli.

Sahip olduğumuz veriden ürettiklerimiz artık bize destek sağlayacak bir karar destek sistemi değil, işimizi daha yaratıcı ve daha katma değerli hale getirmemizi sağlayacak bir varlık. Çok değerli olan bu varlığımızı sadece geçmişe yönelik olarak analiz edip kullanmak bize sadece güzel raporlar sağlayacaktır. Amacımız; anlık olarak bu veriden faydalanıp yine anlık olarak müşterilerimize daha katma değerli ve işlerine yaracak yaratıcı ürünler ile sunmak.

Yukarıda anlatmaya çalıştığım gelişmeler, tabii ki tüm sektörleri ve hatta bu sektörlerdeki şirketleri aynı şekilde etkilemeyecektir. Dolayısı ile şirketler, bu “yeni dijital yaklaşıma” sadece teknolojik olarak değil organizasyonel olarak da hazır olmak için çaba sarfedecekler.

Sevgili XT dostları, “Büyük Veri” ile ilgili ilk yazımda, sizlerle, karşılaştığımız/karşılacağımız olası senaryoları ve bunlarla ilgili olarak neler yapabileceğimiz konusunda temel bakış açılarını yansıtmaya çalıştım. Bundan sonraki yazılarımda, yukarıda kısaca bahsetmeye çalıştığım konular ile ilgili neler yapmalıyız konusunda XT’in bakış açısını yansıtmaya çalışacağım.

Yazar: Ersun Engel
Experteam- Teknoloji İş Geliştirme Direktörü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.